DİL BAĞI - Prof. Dr. Zekeriya İLÇE

DİL BAĞI



Dil Bağı (Dil altı frenulumu) Nedir?

Halk arasında dil bağı olarak bilinir, dilin alt kısmında görülen yumuşak dokunun, olması gerektiğinden daha kısa ve fibrotik olmasıdır.

 

                                             

     

Dil bağı neden oluşur?

  1. karnında bebeğin dili gelişirken başlangıçta dil ağız tabanında birleşiktir, daha sonra ağız tabanından ayrılır ve böylece hareketli hale gelir. Ancak frenulum denen bağ ile ağız tabanına tutunur. İşte bu dönemde meydana gelen bozukluk sonucu dili ağız tabanına bağlayan frenulum ya tam olarak serbestleşemez ya da hücre çoğalmasıyla kalın bir hal alarak dilin serbestleşmesini engeller. Bu durum Ankiloglossi (dil bağı/ hipertrofik frenulum linguale/ kısa frenulum) olarak adlandırılır.

 

Dil bağı Tanısı Nasıl Konur ?

Basit bir muayene ışığı altında bazen de dil basacağı yardımıyla dil bağı görülebilir. Dil ise “V” şeklini almıştır. Dil bağı olan çocukta dili dışarı çıkarması, yukarı kaldırarak damağa değdirilmesi gibi hareketleri yapması istenir hasta bunları tam olarak yapamayacağından tanı doğrulanır. Artikülasyon bozukluğunun değerlendirilmesinde ise özellikle 3 yaş sonrasındaki dönemde hastadan “l, r, s, t, z” gibi dilin ön bölgesinin aktif kullanıldığı seslerin çıkarılması istenir hasta bu sesleri çıkarmada zorluk yaşar.

Hastalar Hangi Şikayetle Başvururlar ?

Dil bağı olan çocukta dilin fonksiyonları etkilenecektir. Konuşma ve artikülasyon bozuklukları, ağız içini temizleme fonksiyonunun bozulmasından dolayı kötü ağız hijyeni ve diş problemleri (özellikle ön iki dişin ayrık olması), emme, yeme/yutma problemleri, dil şeklinde bozukluk ve tüm bunların sonucu olarak da psikolojik ve sosyal problemler görülebilir.

Polikliniğe başvurularda sıklıkla karşımıza çıkan iki hasta grubu vardır bunlardan biri yeni doğan bebekler diğeri de konuşamayan çocuklardır. Yeni doğan bebeklerde konuşma bozukluğu olmadığından aileler genellikle emme problemlerinden dil bağı olduğunu anlarlar ki bu nadir bir durumdur, bebeğin ciddi yutma güçlüğü varsa mutlaka başka nedenler araştırılmalıdır.

Konuşamayan çocuklarda ise yanlış bir inanış olarak konuşma probleminin dil bağından olduğu düşünülmektedir. Oysa dil bağı sadece bozuk konuşma ve artikülasyon bozukluğu yapar yani konuşmayan çocukta dil bağı olabilir ancak konuşmama nedeni değildir bu tür hastalarda başka nedenler mutlaka araştırılmalıdır.

 

 

 

Dil Bağı Nasıl Tedavi Edilir ?

Özellikle 3 aya kadar olan ve dil bağı ince ve transparan olan bebeklerde lokal anesteziyle yapılan basit bir işlemdir. Çocuk büyüdükçe bu doku kalınlaşacağından genel anestezi ile yapmak daha uygun olur. Cerrahi olarak dil yukarı doğru kaldırıldıktan sonra görünür hale gelen fibrotik doku makasla ya da bipolar koter yardımıyla kesilir. Olguların çoğunda dikiş atılmasına gerek olmasa da bazı olgularda emilebilen dikişlerle kanama kontrolünün sağlanması gerekebilir.

 

                                                         

İşlemden beklenen faydalar nelerdir?

İşlemden sonra doğumsal olan bu anomalinin ve beslenme ve konuşmayla ilgili sorun yaratabilecek mekanik engelin ortadan kalkması sağlanacaktır. Yalnız unutulmaması gereken, iyi işitme yoksa iyi konuşma da olmaz. Birçok aile dil altı bağının kesilmesiyle konuşmayan çocuğun konuşabileceğini zanneder. Ya da bozuk konuşmanın düzeleceğini umar. Dil bağının yaratabileceği konuşma bozukluğu sadece bazı harflerin telaffuz zorluğudur. Halbuki konuşma bozuklukları çok çeşitlidir ve dolayısıyla değişik nedenlerden oluşur. Müdahale yapılmadan önce bu konuların araştırılması gerekir.

İşlemin Komplikasyonları Var mıdır?

Büyük çocuklara genel anestezi verilirse onun komplikasyonları olabilir. Cerrahinin tek komplikasyonu dikkat edilmez ise kanama olabilir.

Dil Bağı Tekrarlayabilir mi?

Hayır tekrarlamaz.

 

 

*** Burada verilen bilgiler, internet sitesinin içeriği ziyaretçiyi özellikle aileleri bilgilendirme amacı ile düzenlenmiştir. Hiçbir bilgi ziyaretçiler tarafından tavsiye olarak değerlendirilip hiçbir karar veya eyleme neden olmamalıdır. Konu ile ilgili hastasını mutlaka bir çocuk cerrahisi uzmanına muayene ettirmeli, onunla görüşerek birebir bilgisine başvurarak karar vermelidir.

 

 

Yukarı