PİLOR STENOZU ( DARLIĞI ) - Prof. Dr. Zekeriya İLÇE

PİLOR STENOZU ( DARLIĞI )



 Pilor Stenozu (Darlığı) nedir?

Midenin çıkışındaki pilor adını verdiğimiz kasın hipertrofisi (aşırı gelişimi) ile karakterize ve pilorda darlık yapan bir hastalıktır. Sebebi kesin bilinmediği içinde İdiopatik Hipertrofik Pilor Stenozu (İHPS) olarak isimlendirilir.

                                                                     

 

 

Bu hastalık bebeklerde tipik olarak 2-8. haftalarda genellikle 1 aylık civarında klinik bulgu verir. Hastalık fışkırır tarzda safrasız kusma ile karekterize olup zamanında tedavi edilmediğinde ciddi metabolik sorunlara yol açabilir.

Hastalık sıklığı nedir?

Hastalık 300-900 (ortalama 500) canlı doğumda bir görülür. Erkek bebeklerde 2-5 kat daha sık görülür. İlginç bir şekilde B ve O kan grubunda görülme olasılığı daha da fazladır.

Pilor stenozu neden oluşur?

Hastalığın kesin nedeni bilinmemektedir. Ailesinde İHPS hikayesi olan bebeklerde 4-15 kat daha sık görülmesi hastalığın ailesel olabileceğini düşündürmekle birlikte genetik bir faktör saptanamamıştır. Diğer taraftan kesin olmamakla birlikte beslenme şekli, mevsimsel olması ve erken doğumun etkisi olabileceği düşünülmektedir.

Pilor stenozu oluşumu engellenebilir mi

Şu ana kadar saptanmış engelleyici bir etken saptanmamıştır.

Pilor stenozu neden önemlidir?

Mide çıkışı tıkalı olduğu için besinler ince barsağa geçemez bu nedenle bebek kuvvetli tarzda fışkırır gibi kusar, bununla birlikte pek çok problem gelişir. Bu problemlerin en önemlisi bebeğin beslenemediği için sıvısız kalmasıdır. Besinleri alamadığı için gerekli olan beslenme gereksinimlerini karşılayamaz. Ayrıca kusmayla birlikte mide sıvısında bulunan ve vücut için önemli olan bazı mineraller kaybedilir. Bebeğin kilo alımı durur bir süre sonra kilo kaybetmeye başlar. Kısa sürede oldukça düşkün hale gelir.

     Pilor Stenozunun klinik bulguları nelerdir?

En sık bulgusu fışkırır tarzda besinleri ve mide sıvısını içeren kusmadır. Bebekler ağzından gaz çıkarırken hafif olan kusmalarından tamamen farklıdır. Bebek genellikle sürekli açtır ve beslenmek için çok isteklidir ve sürekli ağlar. Çok miktarda anne sütü veya formül mama ileri doğru fışkırarak mideden dışarı atılır. Ağzından ve burnundan gelecek şekilde kusar, kusma safrasızdır, mama içerir zaman zaman da kahve telvesi gibi olur. Bu kusmalar beslenmeden hemen sonra olur ve bebek doymadığı için sürekli ağlar. Şayet tedavi edilmez ise bebek beslenemediği için halsiz kalır, sıvı elektrolit kaybeder ve ağlayamaz hale gelebilir.

Karakteristik kusmaların başlama zamanı 1 hafta gibi erken de olabilirken, 5 ay gibi geç de olabilir. Karakteristik kusma, hemen her beslenmeden sonra fışkırtır tarzda kusmadır. İlginçtir ki bebek bu kadar kusmaya rağmen iştahlı ve yemeğe karşı isteklidir. Kilo alımı durur ve hatta kilo vermeye başlar.

Zamanla sıvı kaybı ve mide asidi kaybı nedeniyle kanda alkali artışı belirtileri başlar. Sıvı kaybına bağlı olarak bitkinlik, dalgınlık, uyku hali yerleşir ve şuur bile kapanabilir.

Diğer bulgular ise kilo kaybı, sıvısız kalma (dehidratasyon), seyrek dışkılama, kabızlık, hafif sarılıktır, kalp atım sayısının artması ve solukluktur.

Dikkatli bakıldığında midenin kasılma hareketleri (peristaltizim) görülebilir ve dinleme ile midenin çalkantı sesi duyulabilir.

Pilor stenozu anne karnında ya da daha erken tanınabilir mi?

Klinik bulgu vermediği için tanınamaz.

Pilor stenozunun tanısı nasıl konur?

Ailenin verdiği tipik bir öykünün yanı sıra ayrıntılı ve dikkatli bir muayene ile karnın orta bölümünde sert, zeytin büyüklüğünde kitle farkedilir. Pilor stenozu ile karışabilecek diğer hastalıkları elemek için bazı tetkikler istenir.

Kan tetkikleri bebeğin vücuttan kaybettiği mineral ve sıvı miktarını belirlemek için önemlidir. Ayrıca kusmaya bağlı kanama ve kansızlık olabilir.

Karın ultrasonu pilor stenozu tanısında çok değerlidir. Yüksek frekanslı ses dalgalarının kullanıldığı bir görüntüleme yöntemidir. Pilor kasının kalınlığı ve uzunluğunu ölçmek için kullanılır. Radyasyon içermez o nedenle zararlı değildir ancak tecrübeli kullanıcılar tarafından yorumlandığında değerlidir.

                            

Baryumlu mide-bağırsak grafisi ile yemek borusu mide pilor kanalı ve ince bağırsağın ilk kısmı değerlendirilir. Baryum sülfat yoğun beyaz renkli ve radyolojik görüntüleme ile görülebilen bir sıvıdır. Bu filmde mideye gelen sıvının mideden ince bağırsağın ilk kısmına dar bir kanalla ve geç geçtiği görülür. Ancak buna çoğu zaman ihtiyaç duyulmaz.

                                     

Pilor stenozu başka hastalıklarla karışır mı?

Evet karışabilir. Eğer tecrübesiz kişiler tarafından tedavi edilmeye çalışılırsa özellikle şu hastalıklarla karışabilir; Pilor atrezisi ve duplikasyonu, antral web, metabolik ve sinir sistemi ile ilgili birtakım hastalıklar (subdural kanama, hidrosefali, menenjit), cinsiyet gelişim anomalilerinin bazıları.

 

Pilor stenozunun tedavisi nasıl yapılır?

Pilor stenozunun tedavisi iki aşamada yapılır. Bebeğin midesinin rahatlaması ve kusmaması için burundan mideye uzanan bir tüp takılır. Birinci aşama bebeğin kaybettiği sıvıların ve minerallerin serum verilerek tamamlanmasıdır. Kayıplar karşılanıp kan değerleri düzelince bebek, pilor kanalındaki darlığın açılması için ameliyata hazır hale gelir. İkinci aşamada ise ameliyat ile midenin aşağı kısmındaki kalınlaşmış kaslar ayrılarak darlık rahatlatılır. Bu işlem mideden besinlerin ince bağırsaklara geçmesini sağlar. Bu ameliyat açık veya laparoskopik yöntemle yapılabilir.

Ameliyattan sonra ne olacak?

Ameliyat sırasında bebeğinize ağrı kesici ilaç verilerek ameliyat sonrası rahat bir dönem geçirmesi sağlanır. Ameliyat sonrası 8 saatte bir ilaç dozu tekrarlanır.

Ameliyat sonrası beslenme nasıl yapılır?

Ameliyattan 6-8 saat sonra az az beslenme başlanarak 24-48 saat içinde tam beslenmeye geçilir ve çoğunlukla 3. günde bebeğiniz taburcu edilir. Beslenme miktarının çok hızlı arttırılmaması ve ilk günlerde 90 mililitreyi geçmemesi önerilir. İlk günlerde bebeğiniz kusabilir genellikle ilk haftadan sonra bu tamamen geçer.

Ameliyattan sonra ameliyat kesisinin temiz tutulması önemlidir. 3 gün sonra banyo yapabilir.

Taburcu olduktan sonra 380C üzerinde ateş, ameliyat yerinde kızarıklık şişlik veya kötü kokulu akıntı, huzursuzluk, ardı ardına üç beslenme sonrası kusma veya idrar miktarında azalma olursa tekrar doktora başvurmanız gereklidir.

 

Ameliyatta ne gibi komplikasyonlar olabilir?

Genel anestezi alacağı için anestezinin komplikasyonları olabilir ki bu konuda aile anestezi uzmanı tarafından bilgilendirilir.

Cerrahi olarak; yara yeri enfeksiyonu, yetersiz ameliyat nedeni ile tekrarlama, kanama ve perforasyon (Pilorun Yırtılması) görülebilir. Bu nedenlerle ehil kişiler tarafından yapılmaz ise ikinci ameliyat gerekebilir.

 

*** Burada verilen bilgiler, internet sitesinin içeriği ziyaretçiyi özellikle aileleri bilgilendirme amacı ile düzenlenmiştir. Hiçbir bilgi ziyaretçiler tarafından tavsiye olarak değerlendirilip hiçbir karar veya eyleme neden olmamalıdır. Konu ile ilgili hastasını mutlaka bir çocuk cerrahisi uzmanına muayene ettirmeli, onunla görüşerek birebir bilgisine başvurarak karar vermelidir.

 

 

Yukarı