TORTİKOLİS - Prof. Dr. Zekeriya İLÇE

TORTİKOLİS



Tortikolis nedir?

Konjenital müsküler tortikolis doğumda veya hemen sonrasında ortaya çıkan, boyunda başın bir omuza eğilimli durduğu görünüme verilen bir isimdir. En sık olarak sternokleiodomastoid (SKM) adı verilen boyun kaslarında meydana gelen ve kasların kalınlaşıp kısalması ile kendini belli eden bir hastalıktır. En sık görülen musküler tortikolistir ve genellikle tek taraflı, %2-8 bilateral (iki taraflı) olarak görülür. Erkek bebeklerde biraz daha sık görülür.

                    

Tortikolisin nedeni nedir?

Nedenleri kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bazı teoriler ileri sürülmekle birlikte bunlar kesin olarak ispatlanmamıştır.

Bunlar anne rahmindeyken bebeğin başının anormal pozisyonda olması, doğum travması, sternokleidomastoid kasının dolaşım bozukluğu ve kas içine kanamadır.

Servikal hemivertebra (boyun omurunun yarısının olmaması)
Akut fasiitis (kasların çevresini saran zarın iltihabı) ve göz kaslarının dengesizliği
Venöz oklüzyon (toplardamarda tıkanıklık) Nörolojik tortikolis, Grisel sendromu (travma veya iltihap sonucu 1.ve 2.omur arası eklem stabilitesinin bozulduğu bir hastalıktır.)

 

Sandifer sendromu (Reflü, tortikolis, anormal davranış ve hareketlerin görüldüğü bir hastalıktır)

 

 

 

Tortikolisin tanısı nasıl konur?

Ailelerin ve özellikle çocuk hastalıkları uzmanı hekimlerin şüphelenmesi ile tanı süreci başlar. Çocuk ya da bebeğin başı hep aynı tarafa dönüktür. Çocukta boyun yan tarafındaki kas içinde hassas olmayan sert bir kitle ele gelebilir. Sağ taraf SKM adale tutulumu %60 civarındadır. %2-8 iki taraflı tutulum olur. Çoğunlukla 3-4 haftalık iken fark edilir. Baş lezyon tarafına, yüz ise karşıt tarafa döner yani kulak tortikolis olan taraftaki köprücük kemiğine doğru çekilir, yüz ise karşı tarafa doğru yukarı bakar. Gecikmiş hastalarda yüz hipoplazisi ve asimetrisi görülebilir.

 

Tortikolisin tipleri var mıdır?

Tortikolis genel olarak üç grupta değerlendirilebilir.

1- Boyunda kitle saptanan grup; en sık görülen guruptur. Doğumda SKM adalesinin üzerinde 1-3 cm büyüklüğünde bir kitle fizik muayenede fark edilir. Genellikle kitle sert ve hareketlidir. Elle muayenede hassas olabilir. Kitlenin %50-70’i çocuk 6 aylık oluncaya kadar kaybolur, %10 kadarı da 12. ayda kaybolur. Ancak düzenli tedavi edilmez ise kitle kaybolur ancak boyunda eğrilik ve yüzde asimetri belirginleşir.

 

2- Boyunda kitle olmayan grup; fizik muayenede kitle saptanmaz, SKM adalesinde gerginlik vardır. Muskuler tortikolis olarak da adlandırılır. Özellikle bu grup hastalar boyun omurilik kemiklerindeki anomalilelere bağlı boyun eğriliği ile karışabilir dikkatli olunmalıdır.

 

3- Postural tortikolis: SKM adalesinde tümör veya kısalık yoktur. Birkaç hafta içerisinde düzelir. İntrauterin pozisyon anomalilerinden kaynaklanır. Boyun eğriliği her zaman görülmez aralıklı olur.

Tortikolisin dereceleri var mı?

Evet var. Tortikolis başın yana eğiklik derecesine göre de hafif (1-25 derece), orta (16-30 derece), ağır (>30 dereceden fazla) olarak sınıflandırılır.

Tortikolis başka hastalıklarla karışır mı?

Tortikolisli hastaların %6-20’sinde başka doğumsal kas-iskelet anomalileri görülebilir. Tortikolis tespit edilen hastada C1 ve C2 kemik (boyun omurga kemiği) anomalileri, boyun kemikleri, omurga skolyozu, doğumsal kas hastalıkları, kalça kemiği doğumsal anomalileri gibi patolojilerin varlığı araştırılmalıdır. Tortikolisli hastalarda kalça displazisi oranı %0-20 arasında değişmektedir. Kalça displazili hastaların ise %8’inde konjenital muskuler tortikolis saptanabilir.

 

 

Tortikolisin tedavisi nasıl yapılır?

Tortikolisin iki şekilde tadavi yaklaşımı vardır. Bu iki yaklaşımda tanı yaşı ve tortikolisin derecesi önemlidir.

1- Konservatif tedavi

Bu tedavinin esası ezersize dayanır. Egzersizler aktif ve pasif germe egzersizleridir. Aktif egzersizlerde bebeğin etkilenmiş tarafa hareketini sağlamak için, bebeği dikkatini çeken sesli ve ışıklı uyaranlar (örneğin oyuncaklar) bu tarafa gelecek şekilde bebeği yatırmak gerekir. Çocuk hasta tarafından emzirilmeli ve beslenmelidir. Baş ve yüz deformitesini engelleyebilmek için sağa ve sola değiştirilerek yan yatırılarak uyutulmalıdır. Böylece bebeğin kendi hareketi ile egzersiz yapması sağlanır. Kafada şekil bozukluğu gelişimini önlemek için çocuk sağa ve sola değişik olarak yan yatırılarak uyutulmalıdır.

                                            

 

Ayrıca aileye günlük belli aralıklarla yapılacak pasif egzersizler öğretilir. Bu egzersizlerde hastanın sadece boynunun hareket etmesi gerekir, tüm gövde değil. Onun için de egzersiz sırasında gövdenin yardımcı ya da yapan kişi tarafından sabitlenmesi gerekir.

Fleksiyon ( boynun öne doğru hereketi ) ekstansiyon (boynun arkaya doğru hareketi), lateral fleksiyon (yanlara sağ ve sola eğme) ve rotasyon (döndürme) yönlerinde boyuna pasif germe egzersizleri uygulanır.

Hastaların %90’nından fazlası ameliyat olmadan, erken teşhis ve germe egzersizleri ile doğumdan sonraki ilk altı ayda düzelebilir.

                                              

 

2- Cerrahi tedavi

Fizik tedavi uygulanmasına rağmen 12-15. aylarda tortikolis devam ediyorsa, SKM adalesindeki kısalık, gerginlik ve yüzdeki şekil bozukluğu ilerleyici ise, teşhis 1 yaşından sonra konmuş ise cerrahi uygulanmalıdır.

Tortikolis düzenli tedavi edilmez ise neler ile karşılaşılır?

Zamanında opere edilmeyen hastalarda plagiosefali adı verilen düz kafa sendromu, hemihipertofi adı verilen vücudun orantısız büyümesi ve skolyoz adı verilen omurga eğrilikleri meydana gelebilir.

Boyundaki SKM kasının gerginliği altıncı aydan sonrasına kadar devam ederse çene, kulak, göz sorunları (%60–70) gelişebilir.

 

 

 

Tedavisi gecikmiş ve ameliyat edilen hastalarda işlemden beklenen faydalar nelerdir?

İşlemden sonra boyundaki eğrilik düzelir, ancak yüzdeki şekil bozukluğu ya normale dönmez ya da normale dönmesi için 15-20 yıl gibi bir süre geçmesi gerekebilir.

Ameliyatın başarı oranı nedir

Başarı şansı 4 yaşından önce olan çocuklarda oldukça yüksektir. Ancak ameliyat sonrası belli bir süre boyunluk kullanmak ve aktif ve pasif egzersiz yapmak gerekebilir. Bunlar uygun yapılırsa başarı oranı yüksektir.

 

 

 

Tortikolis ameliyatı öncesi neler yapılır?

Herşeyden önce iyi bir hikaye alınmalı ve genel bir fizik muayene yapılmalı. Daha sonra süreç, yani ameliyat öncesi, ameliyat süreci ve sonrası ile ilgili aile (anne ve baba) iyi bilgilendirilmelidir. Çocuk büyükse buna çocuk da dahil edilir. Bir takım testler yapılır, bu testler genel olmayıp hastaya göre belirlenir. Ve hasta anestezi uzmanı tarafından da görülür, yaşanacak anestezi süreci ile aile ve çocuk bilgilendirilir. Hasta ameliyat öncesi 4 saat aç bırakılır.

 

Tortikolis ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıldır?

Ameliyattan 2 saat sonra hasta doktor ve / veya hemşire direktifleri doğrultusunda beslenir. Ameliyat sonrası hasta, doktorun önerileri doğrultusunda sadece ağrı kesici alır, ek ilaç almasına gerek yoktur. Ameliyattan 6 saat sonra taburcu edilebilir. Hasta 48-72 saat sonra doktor tarafından görülür, bu sırada pansuman yapılmasına gerek olmayıp, dikişler kendiliğinden erir ve alınması gerekmez. Hasta ameliyat sonrası doktorun önerileri doğrultusunda normal aktif hayatına devam eder. Ameliyattan 10 gün sonra boyunluk kullanmaya başlar ve egzersizlere başlanır. Bunun süresi hastaya göre değişir, buna hastanın hekimi karar verir.

 

Tortikolis ameliyatlarında 2. ameliyat gerekir mi?

Nadiren ilk amaliyatta yetersiz serbestleştirme yapılmışsa ya da ameliyat sonrası egzersizler yetersiz yapılırsa gerekebilir.

 

Tortikolis ameliyatlarının ne gibi riskleri olabilir?

Hasta ameliyat sırasında genel anestezi alacağı için anestezi riskleri olabilir ki bu konuda ameliyat öncesi anestezi uzmanı hekim tarafından hasta yakınları bilgilendirilir. Ayrıca bazı ameliyat komplikasyonları olabilir (Yara yeri enfeksiyonu, kanama, yetersiz serbestleştirme ve tortikolisin devamı gibi).

 

 

*** Burada verilen bilgiler, internet sitesinin içeriği ziyaretçiyi özellikle aileleri bilgilendirme amacı ile düzenlenmiştir. Hiçbir bilgi ziyaretçiler tarafından tavsiye olarak değerlendirilip hiçbir karar veya eyleme neden olmamalıdır. Konu ile ilgili hastasını mutlaka bir çocuk cerrahisi uzmanına muayene ettirmeli, onunla görüşerek birebir bilgisine başvurarak karar vermelidir.

 

Yukarı